Müzisyen, aranjör, prodüktör ve DJ... HT Magazin'den Arif Hür'e konuşan Erdem Kınay, internette tık satın alanlara ateş püskürürken, “Şöhretin kısa yolu DJ kabinine girmek. Oysa dinleyici aptal değil, kimin ne yaptığının fazlasıyla farkında” diyor.

Bugünlerde aranjörlüğünü üstlendiği 'Her Gece Kal', 'Boynun Borcu' ve 'Şahane' adlı şarkılarıyla gündemde olan müzisyen erdem Kınay, “Müzik piyasasında samimi ve içi dolu besteler üretilmesi gerekiyor. ruhundan kopan melodilerle bu işi yaptığın zaman başarı gelir. Tık satın almak uzun vadede yarar sağlamaz” diyor.

20 yılı aşkın müzik kariyerinde bugüne kadar Demet Akalın, Hande Yener, Kenan Doğulu, Bengü, Hadise, Murat Boz, Serdar Ortaç ve Tarkan başta olmak üzere çok sayıda sanatçının albümlerinin aranjörlüğünü ve prodüktörlüğünü üstlendi Erdem Kınay. Tecrübeleri sanatçıların yanı sıra gelecek vaat eden müzisyenlerden de desteğini esirgmeyen Kınay, son bir ayda ses getiren 3 parçanın aranjörlüğünü üstlendi. Faslı şarkıcı Hind'in seslendirdiği ‘Her Gece Kal’, Merve Özbey’in söylediği ‘Boynun Borcu've Yılmaz Taner'in 'Şahane'.  Besteci ve DJ kimliği de olan ünlü aranjör, yakında ünlü isimlerin yer alacağı üçüncü proje albümünü çıkaracak...


‘AMACIM GENÇ MÜZİSYENLERİ MİLYONLARLA TANIŞTIRMAK’

Aranjörlüğünü üstlendiğiniz ‘Boynun Borcu’ adlı şarkı kısa sürede müzik listelerinde üst sıralara yerleşti. Bu durum size neler hissettiriyor?

Şarkımız yayına girer girmez hem dijital ortamda hem de müzikmarketlerde en çok rağbet gören şarkılardan biri oldu. Merve Özbey’in çıkış yakaladığı ‘Yaş Hikayesi’ albümünden sonra onunla çalışmaya tam gaz devam ediyorum. Merve’yle Karşılıklı olarak sonsuz bir memnuniyet söz konusu. 

Hind'in seslendirdiği ‘Her Gece Kal’ adlı parçanın da aranjörlüğünü üstlendiniz. Genç şarkıcılara verdiğiniz destek dikkat çekiyor...

Sokaktaki vatandaşların yeni seslere karşı ilgisi olduğunu görüyorum. Müzikle uğraşmamdaki yegâne amaç, genç müzisyenleri milyonlarla tanıştırmak. Bu dünyadan göç ettikten sonra gelecek neslin cover’layacağı şarkılar yapmak istiyorum. ‘Her Gece Kal’ın eğlenceli bir altyapısı var. Yazın bu şarkıda dans edilmesi kaçınılmaz gibi duruyor.

Bugüne kadar ‘Proje’ ve ‘Proje 2’ adını verdiğiniz albümlerinizde usta isimlere yer vermiştiniz. ‘Proje 3’ü çıkarmayı düşünmüyor musunuz?

Arşiv niteliğinde olacak bu albüm için çalışmaya başladım. Albüm kışın çıkacak ama ben şimdiden müzik stüdyosuna kapandım. Bu albümde Demet Akalın, Hande Yener, Sibel Can, Murat Boz ve Serdar Ortaç’ın yanı sıra genç müzisyenlerin de yer almasını planlıyorum.


‘TIK SATIN ALMA UZUN VADEDE YARAR SAĞLAMAZ’

Son yıllarda elektronik müziğin bu kadar rağbet görmesini nasıl açıklarsınız?

90’lı yıllardan 2000’li yılların ortalarına kadar yapımcıların ve prodüktörlerin, “Müzik dinleyicisi keman, darbuka ve zurna sever. Elektronik müziği anlamaz” şeklinde bir önyargısı vardı. Ben o yıllarda da hep alternatif müziğin peşinden koştum! Hem artık günümüz dinleyicisi, kendisini dans ettiren şarkılar istiyor. Dünyadaki müziklerin ortak sound’una baktığımızda yüzde 80’inin elektronik müziği tabanlı olduğunu görürsünüz. 

Müzik piyasasının durumu ve çok gündemde olan tık satın almayla ilgili ne düşünüyorsunuz?

Müzik piyasasında samimi ve içi dolu besteler üretilmesi gerekiyor. Ruhundan kopan melodilerle bu işi yaptığın zaman başarı gelir. Tık satın almayı bırak, albümlerime dışarıdan beste bile almıyorum. Tık satın almak uzun vadede yarar sağlamaz. Şu an müzik piyasasına baktığımız zaman çok fazla yankı getiren şarkı çıkmıyor. Yazın kulüplerde çalınabilecek şarkı oldukça az. Bir de şarkıları artık çok çabuk tüketiyoruz.

Günümüzde müzisyenler çıkardığı tek bir şarkıyla da popüler olabiliyor...

Maalesef. Tek bir hit şarkıyla popüler olmak sanatçı açısından büyük handikap. İlerleyen dönemde bunun üzerine çıkamadığında psikolojisi bozuluyor. Bu iş Loto’ya benziyor aslında. Büyük ikramiye üst üste 2 kere kimseye çıkmaz.


‘En güzel ünlülük ünsüz ünlülük’

Meşhur olmak için magazini kullanmadığınızı söylüyorsunuz. Ünlü olmak genel anlamda kötü bir şey mi size göre?

Bugün sokakta istediğim mekâna gidip rahatça yemek yiyebiliyorum. Düzenlediğim şarkıları milyonlarca insan dinliyor ama beni çoğu kimse tanımıyor bu gerçekten büyük bir lüks. En güzel ünlülük, ünsüz ünlülüktür! İnsanlar beni anca markete girip kredi kartıma baktıklarında tanıyor.


‘Şöhret olmanın kısa yolu kabine girmek’

Son dönemde kabine giren herkesin kendini DJ olarak lanse ettiğini görüyoruz. DJ olmak bu kadar kolay mı?

Birçok kişinin takip ettiği bir fenomen haline dönüştüğünüzde sektör sizi kullanmak, sizden nemalanmak ister. Bugün şarkıcı veya oyuncu olmadan nasıl halkın karşısına, televizyona, radyoya çıkarsınız! Hiçbir şey üretmeden? Şöhret olmanın en kolay yollarından biri son dönemde kabine girmek oldu. Bu arkadaşlarımızın durumu bundan ibaret. Ben müzik prodüktörü ve besteciyim ve şimdilerde kendi eserlerimle sahne alıyorum, DJ’lik yapıyorum. Dinleyici aptal değil, kimin ne yaptığının fazlasıyla farkında.